Rüzgâr

Ah, insan, canım insan 

Yolda karşılaşmış da durmamış gibi

Tanıyor da selam vermemiş gibi

Senin hayatından, benim hayatımdan

Kurak dünyam ve susuz hayallerim

Geçip gidiyor sadece, omzumun üstünden, 

Yüreğime değmeden, belki de tam içinden

Birbirimizin renginden, bilmediğimiz renklerden


Okumadığım gözlerin sayfaları, 

Ve üstünde uçuşan tozlarla yaşlar

Rüzgâr gibi, saçlarımın arasından, okşayarak

Bir fısıltı gibi, henüz yaşamadığım hüzünlerin izi

Habersiz tanışıklıklar, tanışamamışlıklar

Unutulmuş yolculuklar arkasında bir yarım kalmışlık


Ah, insan, konuşamayan, sevemeyen, kendi ruhunda kilitli

Rüzgâra dokunamadan, kabullenemeyecek hayatın gizini

Yansıyor, yanılsıyor, belki de yüreğine 

                                                        ağır geliyor

Bir silüet, nehrin içinde, belli belirsiz

                                                        yalpalıyor

Ama asıl şimdi sevmeli, geçip gideceğini bildiğin için daha çok sevmeli

Ah insan, yorgun insan

                             geçip giden rüzgâra düşen 

                                                               bir gözyaşındaki insan. 





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Doğumda Ölenler

Mecburiyetin Sarmaşıkları

Düşünceler 4: İnsanın Göçebe Doğası Üzerine Düşünceler