Olric'e Mektup

             Küçük şeylerin savaşını veriyorum Olric. Artık küçük şeylerin savaşını vermek istemiyorum. İstediğim şeyleri düşünebilmek, hayata istediğim gibi bakabilmek istiyorum. İnsan her gün olmak istediği kişi için savaş verir mi hiç Olric? Önce kim olmak istediğini seçersin, sonra dünya ile savaşın başlamaz mı? Neden daha dünyayla savaşım başlamadan kendime yeniliyorum Olric? Neden her gün kaybedip tekrar buluyorum kendimi, kendimle savaşıyorum ve onu yontmaya çalışıyorum her gün? Her sabah budadığım dallarım tekrar büyüyor ve ben tekrar elime alıyorum makası.

Olric, söyle bana, konuş benimle. İnsan istediği şeye inanabilir mi? İstemek inanamaya yeter mi? Çünkü inanabilsem her şey düzelecek gibi. Yüce bir varlık, yüce bir amaç, vadedilen sonsuz mutluluk ve seni koruyan kudretli bir varlık. Ne kadar kolaylaşırdı yaşamak, zihnim dupduru düşüncelerle ve yüreğim tertemiz duygularla dolu olurdu. İnanmak istiyorum Olric. Sevmek istiyorum, içimde sadece sevgi olsun istiyorum, ben olmayayım, ben yok olayım, sadece sevgi kalsın. Ama sevgi dolmasını istediğim yüreğime bir karanlık sızıyor sinsi sinsi. Nereden kestiremiyorum, durduramıyorum. Damla damla, sanki korkumdan zevk alırmış gibi yavaş yavaş sızıyor.

Korkuyorum Olric. Ya her şey bu kadarsa ya dünya gördüğüm kadarsa? Ve ben bir sabah çayında, bir akşam gezmesinde mutluluğu bulabilecek biri değilsem?

Dünyanın bana verebileceklerini görmek istiyorum. Neler deneyimleyebilirim, olabilirim, düşünebilirim? Ama bir arayışa başlarsam sonunda aynı renklerden, aynı melodilerden başka bir şey bulamayacağımdan korkuyorum Olric. Durmak, istememek, kabul etmek kolay geliyor. Yine de her gün yeni kelimeler öğreniyorum, yeni yerler görüyorum. Ama yeni bir insan olamıyorum. Okuduğum kelimeleri kendi kelimelerim, gördüğümüz yerleri yuvam yapamıyorum. Bir seyir hâli. Dünya etrafımda dönüyor, beni teğet geçiyor.

Evet Olric. Her şey bu kadar, dünya gördüğüm kadar. Ve ben bir sabah çayında, bir akşam gezmesinde mutluluğu bulabilecek biri değilim.

Aklından geçeni biliyorum Olric, zihninde hızla dönen düşünceleri hissedebiliyorum. Beni anlamaya çalışıyorsun. Oysa analiz edilmek, anlaşılmak istemiyorum ben. İpuçlarını birleştirmeye, neyi neden yaptığımı anlamaya çalışma, beni çözmeye çalışma. Beni olduğum konuma getiren, bana yol açan şeyleri anlamaya çalışırsan sonraki adımlarımı tahmin etmeye çalışırsın ister istemez. Bu küçültür beni.

Çözülecek bir gizem değilim ben Olric. Işık tutma bana. Bırak karanlıkta kalayım. Karanlıkta hisset beni.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Doğumda Ölenler

Mecburiyetin Sarmaşıkları

Düşünceler 4: İnsanın Göçebe Doğası Üzerine Düşünceler