Eksiksiz Bir Manzara

    Tam bu sokak. Şu an düşüncelerimin beni getirdiği ve duygularımın gitmemi engellediği bu sokak. Defalarca yürüdüğüm, ezbere bildiğim sokaklar arasında daha önce hiç görmediğim ve komşusu olduğu diğer tanıdık yerlerden çok uzak olan bu sokak.

    Baştan sona onu örten yapraklar, hiç tanımadığım ağaçlardan dökülüyor. Kaldırım taşları hiç görmediğim bir düzende dizilmiş. Rüzgâr farklı esiyor, yönünü kestiremiyorum. Hemen yanımdan geçen arabalar nereye gidiyorlar? Buradan başka gerçek yok ki.

    Bu sokağın ne girişi var ne de çıkışı. Nasıl geldim ben buraya? Hangi düşüncelerim sürükledi beni? Beni buradan çıkaracak düşünceler belli ki çiçek açmayacak ruhumda. Ama başka bir şey çiçek açıyor. Ruhumda ve oturduğum bu bankta bir şeyler çiçek açıyor, bizi birbirimize güzellikle bağlıyor. Bu çiçekler ne çiçeği bilmiyorum ama bütün sokağı döşemişler. Her şeye yabancı bir güzellik katıyorlar. Kaldırımlar, ağaçlar, çitler, önümden geçip giden insanlar…

    Önümden geçip giden, burada yaşan çiçek yüzlü insanları tanımıyorum. Her zaman, bildiğimden başka bir dünya olabileceğini hatırlatıyor bu bana. Ama bambaşka dünyalar da olsa belki hiç çıkmam bu sokaktan. Oturduğum bankta, gözlerimden renklenen çiçeklerle beni saran ağaçların çiçeklerine karışırım. Kıyafetlerim ve tenim bu bankın üstünde eriyip gider belki.  Aynı tondayız, aynı renkteyiz. Ben gidersem bir şeyler eksilirmiş gibi tablodan. Ben burada, tam da bu anda olmak için yaratılmışım.

    Kalkmayacağım hiç, çıkıp gitmeyeceğim bu tablodan. Evim istediği kadar beni arayabilir, komşularım zili çalmamı bekleyebilir, her gün geçtiğim sokaklar adımlarımı özleyebilir. Ama tanıdıklık, aidiyet değildir.

    Artık bu banka oturdum ya, artık bu manzarada bir yer buldum ya kendime, kalkıp gidersem insanlar buraya bakıp bir eksiklik görecek. Sevmedim bu sokağı diyecekler, bir şeyler eksik bir şeyler tuhaf diyecekler. Banka bakacaklar, çiçeklere bakacaklar, benim yokluğuma bakacaklar; bir fırça darbesi, bir nefes eksik diyecekler. O zaman güçlü bir nefes alıyorum. Kimsenin ruhunu eksik bırakılmış bir sokağın görüntüsüyle rahatsız etmemek için çok derin bir nefes alıyorum, sokak içime doluyor, ben sokağa doğru kayboluyorum, çiçeklerimiz birbirine karışıyor. İşte bu eksiksiz bir manzara. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Doğumda Ölenler

Mecburiyetin Sarmaşıkları

Düşünceler 4: İnsanın Göçebe Doğası Üzerine Düşünceler