Ben ve Benim Dışımdakiler

Ben ve Benim Dışımdakiler        


     Aldığım nefesle var olan ve görünmez bir çizgiyle ayrılan iki hakikat var: Ben ve benim dışımdakiler. Birbirlerine çok benziyorlar. Ancak bu “neredeyse aynı”lık, benzerliği olmayan herhangi iki kavramdan çok daha uzak yapıyor onları. Oysa ben uzak olmak istemiyorum dışımdakilere, kendimden çok daha fazlası olmak istiyorum. Ben olmak istiyorum ve aynı zamanda benim dışımdaki her şey olmak istiyorum.

Babam olmak, annem olmak istiyorum. Parkta oynayan çocuk, yolda gördüğüm kadın, dünyanın öbür ucundaki kardeşim, birlikte ağladığım dostum, sevdiğim adam olmak istiyorum. Dillerini anlamadığım ama ruhlarını hissettiğim insanlar olmak istiyorum. Anlamak ve anlaşılmak arasında fark olmasın istiyorum.

 İnsanlık da yetmiyor bana, sadece insan olmak için yaratılmamışım ben. Okyanus olmalıymışım, gökyüzü olmalıymışım, güneş ve yıldızlar olmalıymışım. Olmak için yaratıldığım her şey, benim dışımdaki her şey, elimden alınmış gibi hissediyorum. Dalgalarda kendimi görüyorum, bazen bir yaprak olup rüzgârda süzülüyorum.

Belki de ben, tek bir insan olacak ve sadece o insanın yüreğini taşıyacak kadar cesur değilim. “Ben”i taşıyamıyorum ama belki “ben”i ve “benim dışımdakiler”i birlikte taşıyabilirim.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Doğumda Ölenler

Mecburiyetin Sarmaşıkları

Düşünceler 4: İnsanın Göçebe Doğası Üzerine Düşünceler